Her duyguyu en derinden hisseden, aydınlığın ortasında karanlık, karanlığın ortasında aydınlık olabilen; okunmayacağını bildiği şiirleri yazan birinin cesareti...Haksızlıklara ve zulme karşı gelen, görünmeyeni gören, söylenmeyeni söyleyenin cesareti... Kanatlarını kaybedeceğini bilse de güneş için ölen İkarus'un cesareti.
Büyük bir tutkuyla sınırları zorlar İkarus, uçmanın verdiği hazla özgürlüğünün tadını sonuna kadar çıkarır adeta; yükselir içinde bastıramadığı merakla ve aşkla. Bu aşk: yaşama, doğaya, güneşe ve hayatında bir daha yaşamayacağı o sihirli an'a yöneliktir. İkarus'un düşüşü denir hep, böyle bilinir, böyle resmedilir, böyle yazılır o. Ancak İkarus'a anlam katan bu gökyüzündeki yolculuk, düşüşten ziyade bir var oluştur bana göre. O, öldüğünde doğmuştur yeniden. Aramızdadır, yeniden yaratılmaktadır İkarus. Zira, onun tutkusunu ve cesaretini görebildiğiniz tek bir insan bulabilirseniz tüm yaşamınız boyunca; ona güneş olun.
Evrim