Öylesine derinindeyim ki duygularımla kurduğum sevgi evrenimin, bu evrenden ayrılıp düşlerimden de büyülü bir sevgiye adım atmak epey güç benim
için. Yıllar evvel gerçeklikten sıyrılmayı ve kelimelerden oluşturduğum güvenli
kaleye yerleşmeyi tercih edip günden güne beslediğim yalnızlığımdan ve
sevilmenin belirsizliğinin yarattığı korkudan çıkıp ilk defa sevgiye adım atmak… Sana: sonunun çıkmaz sokağa vardığını bildiğim
bir yola adım atmak… Birbirimizi yeniden
yarattığımız, benliğimizden soyunduğumuz yolda neler yaşanacak, yüreğimizdeki
tarifi imkansız aşka rağmen etrafımız bu kadar karanlık iken nereye kadar
yürüyebileceğiz bilmiyorum; bildiğim tek şey bu yolda sadece ikimizin olacağı.
Başka kimselerin izi kalmayacak Ahmed Arif’in cümlelerini anımsayarak
geçtiğimiz kaldırımlarda, kitapçıya çıkan loş ışıklı merdivenlerin
basamaklarında ve sadece birbirimize bakıyorken ışıldayan gözlerimizde. Seni
düşünerek elime aldığım kalemimde ve yıllar sonra basılacak kitabımın son
sayfasında senden başkasının izi olmayacak misal. Benden başkası nüfuz edemeyecek
geceleri zihnine, benden başkasının tesiri altında kalmayacak yüreğin. Senden
başkasını saklamayacağım yazılarımda, benden başkasını gizlemeyeceksin
hayallerinin en mahrem bölümlerinde.
Belki de yıllar sonra değil, tam şu an olmak istiyorum seninle.
Dersim'de dağları izliyorken aklıma sen geliyorsun, işte sırf bunun için bile çıkılır en tehlikeli yola. Sırf bunun için adın geçer sırrıma, silüetin sirayet eder hayallerimin en kuytu köşesine ve varlığın güç verir kaderimin sapma noktasına.
Evrim