Dostun olmam için seni tanımam gerekmiyor, kelimelerin bu denli tanıdıkken...Yıllar evvel bir şiir yazarak başlamıştım yazma serüvenime. Hep yanında taşıdığı kırmızı defterine durmadan yazan ve A’nın onda yarattığı etkiyi başkalarına hissettirmek için yanıp tutuşan küçük bir Evrim getir gözünün önüne. -Ah pardon, A’yı sevmiyor birileri- Yazdığım kişiden tek dileğim okumasıydı. Maneviyatımı yansıttığım emeğime zaman ayırmasından, onu düşünerek yazdığım kelimelerde gözlerini dolaştırmasından daha büyük bir hediye olabilir miydi? Sevilme isteğine sahip olmadım hiç, bu öyle önemsiz geldi ki bana. Asıl olan sevmekti, umudum ise birini yazdığım kadar sevmek üzerineydi. Belki de bu gerçekleştiği gün yazmayı bırakacağım. Bir kitapta okumuştum: seven insan yazamaz deniyordu, neyse bu başka bir yazının konusu olsun. Tek dileğim kelimelerimin sahibine ulaşmasıydı, çoğu kelimem sahipsiz olsa da; çoğu duyguyu yazılarımda kullanmak üzere büyütüp devleştirmiş olsam da, bence Ahmed Arif de böyle yapmış. Şu an geçmişteki o kişi yazdığım her şeyi okuyor misal, ancak bu bende en ufak bir heyecan yaratmıyor, zamanında okumadığı için. Duygularımın tazeliğine, canlılığına ve saflığına zamanında tanıklık etmediği için. Okunmaya en ihtiyaç duyduğum zamanda yazılarımı bir tek o okumadığı için, görülmeye en ihtiyaç duyduğum zamanda beni bir tek o görmediği için.
Senin değerli zihninden aktardıklarını okuduğumu biliyorsun elbette; ancak anlaşılmayan birinden, benden duy istedim anlaşıldığını. Hiç beklemediğim bir anda, ilk defa birinin kaleminden bana doğru rüzgar esti, en azından bildiğim kadarıyla. Teşekkür ederim zihnindekileri saklamadığın için. Neden daha fazla insanla buluşturmuyorsun? Yazının gerçek sahibi yazandır, gökyüzüdür yazan. Yazılan ise önemsiz bir yıldızdır, belli bir ömrü vardır gökyüzünde. Gökyüzü istediği yıldızı yaratma istediğini ise öldürme kudretine sahiptir. Hikaye yaratıcısıdır gökyüzü, yıldızlar ise hikayeye yardımcı karakter olarak konuk olmaktan öteye gidemez. Gökyüzü olmaya o kadar alışmışım ki yıldız olmayı yadırgadım ilk. Teşekkür ettiğim yegane şey senin tutkunu ve naifliğini içerisinde barındıran yüreğin. Bir okur gözüyle, yazdığın sürece okuyacağımı bilmeni isterim. Birazdan ifade edeceğim gerçeği de bilmen gerekiyor: etkilendiğim sözleri not ettiğim defterimde senin de bir sayfan var artık. Dostun olmam için seni tanımam gerekmiyor, kelimelerin bu denli bana beni hatırlatıyorken...
Sevgiyle kal.