Gelmeyeceksin.
Ahşap köprüden geçtim bugün, varmak üzere toprağına. Yaz ortasında ölüm olmalı bunun adı, bir başka deyişle aşka susamak; birazdan duyacaklarınız bir maskenin itirafları. Apartmanın önünde dikildim, sana ilk rastladığımda da buradaydım. Tebessümüm, ilk bakışın, arabaya binişim. Halen çok taze. Seni ilk gördüğümde boynumda annemin yazması vardı. Adım atar atmaz anladım, sendin beklediğim. Sendin, yıllar yılı tanımadan yazdığım. 25’tin, gömleğinle karşımdaydın. Yaşayamadım o büyülü anı tekrar, yaşayamayacağım. Küstahça konuşan bu kadının yüreğinin sesini duyabildin mi? Tutmak istemiştin elimi o akşam. Yazmak istemiştim seni o akşam. Yer minderleri, vitrin, küçücük bir oda; var olmalıydık! Var olmalıydık bizi kimselerin yakıştırmayacağı bu şehirde. Kör kuyularına atıldığım bu şehirde çatılara çıkmalıydık birlikte. Çıkmalıydık Göktepe köyünün aşıklar tepesine. Güncelerimde sahici olmalı, baş harfinle hitap etmemeliydim sana. Alt katımdaydın, açmalıydım kapımı. Merdivenleri çıkarken bahsini etmeliydim yıllar evvel yazdığım kitabın, bahsini etmeliydim düşmanlarımın ve günahlarımın; her hatırıma geldiğinde duvarları maviye boyadım. Yanlış tren hattına bindim, evime uzak kaldım. Sevgilim, kaosun ortasında hatırana tutundum. Buldum ve kaybettim kendimi, daha ağırını yaşamadım. Hakkımda kötü söz söyleyenler, bilirler mi hayatım boyunca yalnız seni sevdiğimi? Benim ruhum ile diğer ruhlar arasında kapanması mümkün olmayan bir mesafe var, nihayetinde sen belirirsin. Babil bahçelerinin ihtişamında, pamuk işçilerinin terinde, bozkırın yalnızlığında sen doğarsın. Bir ihtimal karşılaşırız diye bütün hafta gömlek giymiştin, sözünü aklımdan çıkaramadım. Hayat Hanım’ı almaya gittiğim kitapçıda belime sarılmıştın, inan kitabın kapağını bir daha açamadım. Dinleyemedim teninde büyüyen türküleri bir daha. Son kez dokunmuşum sırtına. Gramofonda eski alaturka, gider mi halen hoşuna? Acım, son bakışın, arabadan inişim. Halen çok taze. Apartmanın önünde dikildim, sana son rastladığımda da buradaydım. Meleğin çürüyüşü olmalı bunun adı, bir başka deyişle denizini yitiren denizci; bu duyduklarınız bir maskenin itirafları. Ahşap köprüden geçtim bugün, varmak üzere toprağına.
Gelmeyeceksin.