Dünyayı unutur muydum? Gün ışığında, siz ve ben yanmaktayız. Başkası var mı, etrafımız çevrili mi inanın bilmiyorum, gözlerim yalnızca sizi seçiyor. Evin perdeleri kapalı, görülmek için fazla hassasım. Bu kirlilik, bu uğultu, bu cehalet; hepsi için fazla hassasım. Matem tarlasında yıllar sonra bir çiçek açar, sizi burada yanımda isterim. Penceremden dolan gök dahi bilmiyor gerçeği: asla değişmeyeceğiz. Kaç yalan söylediniz beni görebilmek için, kaç kez yüzleştiniz o kibirli adam ile; besteleriniz odama dağılmış durumda. Duvarımda imzanız, balkonumda şapkanız, mutfağımda ilacınız: asla değişmeyeceksiniz. Şehrimiz terk edilmiş bir gece vakti, yalnız biz kalmışız; daha önce tanık olmadığım bir mutluluk oturmuş yüzünüze. Oysa asla özgür olamayacağız, ben bilirim. Arabanın arka koltuğunda davet kıyafetimle seyre dalmışım sokakları, ateş karşısında sakin kalabilir misiniz? Tek yapmak istediğim bu kaosun ortasında uzattığınız elinizi tutabilmek. Uzanabilmek sürücü koltuğuna, bekleyebilmek sabah martıları, iz bırakabilmek size çıkan merdivenlerde. İnanın ilk kez dokunmak istiyorum bir yüze. İnanın ilk kez bugün aşık oluyorum, ay düşüyor gözlerinize, diz çöküyorsunuz karanlığa. Nereden bilebilirdim ki bu hissi, bu sihri; şimdi her gün sizi görmekteyim. Dudaklarımın bordosu perdeye değiyor, ben özür dilerken siz gülüyorsunuz; asla değişmeyeceğim. Dışarıda ne olup bittiğinden bihaber iki insan, az sonra Işıl German plağına eşlik edecek ve bir dilek tutacaklar; böylesi çok yeni. Camlara düşer içimizde saklı kalanlar, sessiz kalamayız. Ama sevgim olmasaydı, kendime varabilir miydim? Sonsuza dek yaşamayı ne siz istiyorsunuz ne de ben. En ihtişamlı binaların birinde bir köşe bulup ağlamıştık, hatırımdan gitmez. O akşam büyüdük biz. Meğer kötü adamların adını sayıklıyormuşsunuz, bununla nasıl yaşarım? Başınız önde çıkmışsınız evimden. Paltonuzun cebine not defterimi koymuş, yol boyu okumuşsunuz. Oysa o sayfalarda henüz doğmadınız. Henüz yaratamadım size yakışır sözcükleri. Bilir misiniz, size rastladığım köprünün önünden her gün geçerim. Unutamam beni kendimle buluşturan bu insanı. Ben, ben bu insanı unutamam! Henüz özgür kalamadım hatıranızdan, adınızdan; özgür kalamadım bayım.
E.