Bu kavram üzerine epeydir düşünüyor ve bir şeyler yazmak
istiyordum. Ancak fikirlerim zihnimde pişip yeterli olgunluğa erişmemişti
henüz, doğru zamanı bekliyordum; doğru zamanın böylesine çabuk geleceğini ise
bilmiyordum dürüst olmak gerekirse. Son zamanlarda aşabildiğim, farkındalığımı
geliştirebildiğim konulardan biri affetmekti. Dün, hassas olduğum bazı noktalar
üzerine yazı yazıyorken fark ettim ki, ben affediyorum. Bu beni oldukça
heyecanlandırdı çünkü bir yıl önce bunu ileride yapabileceğimi bilsem kendine
inanmakta güçlü çekerdim muhtemelen, ve daha da ilginci şu ki affetme
eğiliminden uzak dururdum. Affetmenin her zaman karşımızdakine tanınmış bir
ayrıcalık, bir lüks olduğunu düşünmüş ve bu iyiliği onlara yapmama kararını
almıştım. En nihayetinde affedince en büyük iyiliği kendime yaptığımı anladım.
Biriktirdiğim hikayeleri, hayatıma kattığım deneyimleri düşünüp geçmişe
baktığımda içimde önceleri olumsuz duyguların barındığını şimdi daha net
görebiliyorum. Dolayısıyla bana bir zamanlar gerçekleştirilme ihtimali güç
gelen değişiklikleri ve yapabileceğime emin olmadığım yenilikleri hayatıma yeni
yeni dahil ediyorum ve bundan memnunum. Pek çoğumuzun hayatında dönüm noktası
olduğunu iddia ettiği, buna gönülden inandığı kötü anlar vardır ve bu anlar
genellikle beraberinde yaraları, yorgunluğu getirdiği gibi
affedemeyeceklerimizi de getirir. Bazen kendimiz oluruz affedemeyeceğimiz o
kişi bazense bir başkası, ki en zoru kendimizi affetmektir bana göre.
Affetmediğimiz her bir kişi omuzlarımıza yük olur oysaki. Nereye gidersek
gidelim affedemediğimiz kişiden ve o olaydan uzaklaşamayız aslında.
İyileşemeyiz, özgürleşemeyiz eğer affetmezsek. Bilincinde olalım veya
olmayalım, o olayın benzerlerini yaşamaya devam ederiz ve komiktir ki hayat
karşımıza affedemediğimiz insanın farklı bedenlerdeki, farklı yansımalardaki
ruhunu çıkarır durur. Kendimizi sık sık aynı olayla, yani geçmişle
hesaplaşırken buluruz. Yine öfkeleniriz, yine üzülürüz hatta belki kin duyarız
ancak hiçbiri çözüm olamaz; günün sonunda kendimizi yine o kısır döngüde
buluruz. Halbuki akışına bıraksak hayat herkese gereken dersi verecektir. Bazı
sorunları aşamadığımız müddetçe ve geçmişten öğreneceğimizi öğrenip
ilerleyemediğimiz müddetçe yaşayabileceğimiz pek çok güzel duygudan ve şu an
yaşanmakta olan andan mahrum kalırız. Ben affettim. Hep başkalarını hem de
kendimi. Bu bir günde gerçekleşmedi elbette, kendime koyduğum hedefler
dahilindeki sürecin bir parçasıydı. Affetmenin büyüsü ve gücü hepinize yol
gösterir umarım.
Evrim