Kasım 03, 2018

affetmek

Bu kavram üzerine epeydir düşünüyor ve bir şeyler yazmak istiyordum. Ancak fikirlerim zihnimde pişip yeterli olgunluğa erişmemişti henüz, doğru zamanı bekliyordum; doğru zamanın böylesine çabuk geleceğini ise bilmiyordum dürüst olmak gerekirse. Son zamanlarda aşabildiğim, farkındalığımı geliştirebildiğim konulardan biri affetmekti. Dün, hassas olduğum bazı noktalar üzerine yazı yazıyorken fark ettim ki, ben affediyorum. Bu beni oldukça heyecanlandırdı çünkü bir yıl önce bunu ileride yapabileceğimi bilsem kendine inanmakta güçlü çekerdim muhtemelen, ve daha da ilginci şu ki affetme eğiliminden uzak dururdum. Affetmenin her zaman karşımızdakine tanınmış bir ayrıcalık, bir lüks olduğunu düşünmüş ve bu iyiliği onlara yapmama kararını almıştım. En nihayetinde affedince en büyük iyiliği kendime yaptığımı anladım. Biriktirdiğim hikayeleri, hayatıma kattığım deneyimleri düşünüp geçmişe baktığımda içimde önceleri olumsuz duyguların barındığını şimdi daha net görebiliyorum. Dolayısıyla bana bir zamanlar gerçekleştirilme ihtimali güç gelen değişiklikleri ve yapabileceğime emin olmadığım yenilikleri hayatıma yeni yeni dahil ediyorum ve bundan memnunum. Pek çoğumuzun hayatında dönüm noktası olduğunu iddia ettiği, buna gönülden inandığı kötü anlar vardır ve bu anlar genellikle beraberinde yaraları, yorgunluğu getirdiği gibi affedemeyeceklerimizi de getirir. Bazen kendimiz oluruz affedemeyeceğimiz o kişi bazense bir başkası, ki en zoru kendimizi affetmektir bana göre. Affetmediğimiz her bir kişi omuzlarımıza yük olur oysaki. Nereye gidersek gidelim affedemediğimiz kişiden ve o olaydan uzaklaşamayız aslında. İyileşemeyiz, özgürleşemeyiz eğer affetmezsek. Bilincinde olalım veya olmayalım, o olayın benzerlerini yaşamaya devam ederiz ve komiktir ki hayat karşımıza affedemediğimiz insanın farklı bedenlerdeki, farklı yansımalardaki ruhunu çıkarır durur. Kendimizi sık sık aynı olayla, yani geçmişle hesaplaşırken buluruz. Yine öfkeleniriz, yine üzülürüz hatta belki kin duyarız ancak hiçbiri çözüm olamaz; günün sonunda kendimizi yine o kısır döngüde buluruz. Halbuki akışına bıraksak hayat herkese gereken dersi verecektir. Bazı sorunları aşamadığımız müddetçe ve geçmişten öğreneceğimizi öğrenip ilerleyemediğimiz müddetçe yaşayabileceğimiz pek çok güzel duygudan ve şu an yaşanmakta olan andan mahrum kalırız. Ben affettim. Hep başkalarını hem de kendimi. Bu bir günde gerçekleşmedi elbette, kendime koyduğum hedefler dahilindeki sürecin bir parçasıydı. Affetmenin büyüsü ve gücü hepinize yol gösterir umarım. 


Evrim