Eylül 18, 2017

defter

"Onu ilk gördüğüm an önceki gece yağan yağmurun toprak kokusuna karışıp, huzur veren iğde ağacına eşlik etmesini anımsar olmuştum, en az iğdenin hissettirebildiği kadar o da, naif duyguların kafamı bulandırmasına neden olmuştu. Gülümsemişti ve o kısılan gözlerinin çevresinde oluşan kırışıklıklara tebessümle yayılan dudakları eklendiğinde gördüğüm şey o günkü sabahımı, daha sonra ise tüm geleceğimi renklendirmeye yetmişti.

Bana yazı yazdığını söyledi. O gün onunla ilgili başka hiçbir şey öğrenemedim. Hayatında tek yapabildiği şeyin yazmak olduğu vurgulamıştı sadece. Cebine sıkıştırdığı kağıdı çıkarıp yumuşak ses tonuyla usulca yeni yazdığı şiirinin dizelerini bana okurken ona sadece hayran kalmakla yetinmemiş, özenmiştim de aynı zamanda.

Aşık oldum."

Defteri bırakıp pencereye doğru ilerledim ve camı açtım. Ne tesadüf, yağmur yağıyordu.

Gözlerimi kapadığım an, bana onu hatırlatan iğde ağacının kokusunu yeniden hissedebilmeyi diledim.


Evrim